07.01.2020 Tarihte Bugün- 7 Ocak;

Akif Er

Aktif Üye
Yönetici
Vip Üye
8 Kas 2019
311
79
28
07.01.2020 Tarihte Bugün- 7 Ocak;

1558Fransa, İngiltere'nin Kıta Avrupası'ndaki son toprağı olan Calais'yi de ele geçirdi.
1598Boris Godunov, Rus Çarı oldu.
1610İtalyan astronom Galileo Galilei, Jüpiter'in dört uydusunu (İo, Europa, Ganymede, Callisto) tespit etti.
1714İngiliz mühendis Henry Mill daktilo makinesinin patentini aldı.
1785Fransız havacı Jean Pierre Blanchard ve ABD'li fizikçi John Jeffries, bir balonla Manş Denizi'ni geçtiler.
1789İlk Amerikan başkanlık seçimleri yapıldı. Seçmenler delegeleri, onlar da, bir ay sonra ülkenin ilk başkanını belirlediler: George Washington.
1904İlk uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyali "CQD" kadul edildi, ancak iki yıl sonra yerini SOS sinyaline bırakacaktır.
1913Ham petrolden benzin eldesi patentlendi.
1922Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşu
1924Türkiye Millî Eğitim Bakanlığı yabancı okulların binaları içinde bulunan dinî simge ve işaretlerin kaldırılması için bir genelge yayımladı.
1927Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi New York'tan Londra'ya yapıldı.
1935İtalya diktatörü Benito Mussolini ile Fransa dışişleri bakanı Roma'da görüştü. Resmi açıklamaya göre iki ülkenin Afrika'daki çıkarlarıyla ilgili anlaşmalar yapıldı.
1942Hamlet davası sonuçlandı. Muhsin Ertuğrul, Peyami Sefa ve Celaleddin Ezine'ye verilen cezalar ertelendi.
1944Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verildi.
1946CHP'den ayrılan Celâl Bayar ile Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, Demokrat Parti'nin kuruluş başvurusunu yaptılar.
1946İlk başarılı yüksek hızlı elektronik bilgisayar "Eniac", Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanıma girdi. Eniac, elektronik-dijital bilgisayara giden yolda atılmış büyük adımlardan biri olarak 1955'e kadar kullanıldı.
1950Karabük Demir ve Çelik İşletmesi'nde "Zeynep" adı verilen yüksek fırın hizmete açıldı.
1950Demokrat Parti yeni Seçim Kanunu'yla ilgili bildiri yayınladı:"Önümüzdeki seçimler mutlaka dürüst olmalıdır."
1953Amerika Birleşik Devletleri başkanı Harry Truman, ülkesinin hidrojen bombası geliştirdiğini açıkladı.
1954Demokrat Parti Genç Demokratlar adında bir gençlik örgütü kurdu.
1957Milli Türk Talebe Birliği "rock and roll" ve "striptiz"in yasaklanmasını istedi.
1959Amerika Birleşik Devletleri, Fidel Castro'nun yeni Küba hükümetini tanıdı.
1960Su altından atılabilen nükleer Polaris füzesi'nin ilk denemesi yapıldı.
1963Cibali Tütün Fabrikası'nda 3500 işçi yemek boykotu yaptı.
1967Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı bir açıklama yaptı; Türkiye'de 25.000 frengili,10.000 cüzamlı, 750.000 veremli var.
1979Vietnam ordusu Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'i ele geçirdi ve Khmer Rouge rejimine son verdi.
1980Hindistan'da yapılan seçimleri, İndira Gandhi'nin Kongre Partisi kazandı.
1984Başbakan Turgut Özal ilk basın toplantısını düzenledi.
1989Japon imparatoru Hirohito öldü.
1990Pisa Kulesi, 800 yıllık tarihi boyunca ilk kez güvenlik gerekçesiyle ziyaretlere kapatıldı.
1992Cemal Süreya Şiir Ödülü Adnan Özer ve Süreyya Berfe'ye verildi.
1997Demokrat Türkiye Partisi kuruldu, Hüsamettin Cindoruk partinin genel başkanlığına seçildi.
1999Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton'ın azli istemiyle açılan dava başladı.

Bugün Doğanlar (7 Ocak);
1502Pope Gregory XIII (d. 1585)
1800Millard Fillmore, ABD`nin 13. başkanı
1851Nikolay Vasilyeviç Çaykovsky, Rusya'da halkçı hareketin ilk liderlerinden
1898Al Bowlly, şarkıcı,Jaz gitaristi,kompozitör
1901Fikret Adil, Türk yazar
1906Aristotle Sokrates Onassis, Yunanlı armatör
1908Henry Allen, Afrika kökenli Amerikalı caz müzisyeni
1916Paul Keres, Estonyalı satranççı
1943Aşık Mahsuni, halk ozanı
1962Hallie Todd, ABD'li sinema ve TV oyuncusu
1964Nicolas Cage, ABD'li sinema oyuncusu
1985Lewis Hamilton, İngiliz Formula 1 pilotu
1985Gökhan Gönül, Türk Futbolcu
1990Liam Aiken, ABD'li sinema oyuncusu
1990Gregor Schlierenzauer, Avusturyalı sporcu

Bugün Ölenler (7 Ocak);
1892Tevfik Paşa, Mısır hidivi (d. 1852)
1932André Maginot, Majino Hattı'na adını veren Fransız devlet adamı (d. 1877)
1943Nikola Tesla, Sırp asıllı fizikçi.
1944Muslihiddin Adil Taylan, İdare hukuku Profesörü.
1951René Guénon, Fransız metafizikçi yazar (d. 1886)
1968Fahri Kopuz, Türk besteci.
1984Baha Gelenbevi, Türk fotoğraf ve sinema sanatçısı
1988Trevor Howard, İngiliz aktör (d. 1913)
1989Hirohito, Japon İmparatoru (d. 1901)
2004Ingrid Thulin, İsveçli aktrist (d. 1926)
2012Azer Bülbül, arabesk fantezi müzik sanatçısıdır (d. 1969)

1578372441118.png
Ham petrolden benzin eldesi patentlendi
Ham petrolden benzin eldesi 1913'te patentlendi. 🛢
Benzin, ham petrolün damıtılmasıyla elde edilir. Renksiz, kendine has kokusu olan, uçucu bir sıvıdır. Temelde karbonlu bir hidrojen bileşiğidir. Çok çabuk yanar. Havayla patlayıcı bir karışım meydana getirir. Yağları, kauçuğu ve başka organik maddeleri eritir. Suda erimez. Çabuk yandığı için motorlarda akaryakıt olarak kullanılır. Hafif benzin, orta benzin ve ağır benzin olmak üzere üç tür benzin vardır. Teknoloji çağının uygulamaları, motorlu taşıt araçlarının giderek hızla artması, benzine karşı duyulan ihtiyacın da artmasına yol açmıştır


  • eniac2.jpg
    İlk başarılı yüksek hızlı elektronik bilgisayar "Eniac", Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanıma girdi.
  • Eniac, elektronik-dijital bilgisayara giden yolda atılmış büyük adımlardan biri olarak
    Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
    'e kadar kullanıldı.
  • ENIAC (İngilizce: Electronic Numerical Integrator And Computer Türkçe: Elektronik sayısal entegreli hesaplayıcı), elektrikle çalışan ve elektronik
    Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
    işleme kapasitesine sahip ilk bilgisayar. II. Dünya Savaşı esnasında ABD'li bilimadamları tarafından inşa edilen ENIAC ilk çıkan bilgisayardı ENIAC, yaklaşık 167 m² bir alana sığıyordu ve ağırlığı 30 tondu.
  • Tarihçe
  • Bu ilk bilgisayarın siparişi, 1941 yılında Amerika’nın II. Dünya Savaşı'na katılmasıyla birlikte ordu tarafından gizli olarak Pennsylvania Üniversitesi'ne ait elektrik mühendisliği okulu Moore School of Electrical Engineering'e verildi. Amaç daha az isabet hatalı uzun menzilli top ve füzelerin hesaplamalarında kullanılmasıydı.
  • Bilim adamları John Mauchly ve Presper Eckert tarafından yaklaşık 4 yılda imal edildi. Yaklaşık maliyeti 500.000 dolar idi. ENIAC ilk deneme çalışmasına 1945 yılında başladı. Gerçek anlamda çalışabilmesi ise 1947 yılını buldu. Ancak 2 Eylül 1945’te Japonya’nın teslim olmasıyla savaş sona ermişti ve böyle bir makine için ihtiyaç da kalmamıştı. ENIAC 1947 yılında basına tanıtıldı.
  • eniac3.jpg
  • Savaş sonrası
  • Savaşın ardından ENIAC ağırlıklı olarak hava tahminlerinde, atom enerjisi hesaplamalarında, kozmik ışın çalışmalarında, termal tetikleme, rastgele sayı bulunmasında, rüzgar tüneli dizaynında ve diğer bilimsel araştırmalarda kullanıldı. 1951 yılına gelindiğinde ise, endüstriyel amaçlı olarak kullanılmaya başlandı.
  • ENIAC’ın parçaları şu anda Washington’da ki Amerikan Ulusal Müzesinde sergilenmektedir...
  • Hesaplama kapasitesi
  • ENIAC bir sayının görüntüsünü ayırabiliyor, eşitlikleri karşılaştırabiliyor, çarpabiliyor, bölebiliyor, toplayabiliyor, çıkartabiliyor ve kare kökleri hesaplayabiliyordu. ENIAC'ın akümülatörleri (ön kayıt bölgeleri) hem toplama hem de hafıza işlevi görüyordu. ENIAC'a veriler bir IBM kart okuyucusu aracılığı ile veriliyordu. İşlenmiş veriler ise yine bir IBM delikli kart makinesi sayesinde alınıyordu ve bu kartlar yine IBM’in üretmiş olduğu bir delikli kart okuyucu tarafından (buna benzer bir örnek IBM 405 olabilir) deşifre ediliyordu.
  • O günlerde 60 saniye yol alan bir topun rotasının hesaplanması için, yaklaşık 20 saatlik çalışma gerekiyordu. ENIAC bu hesaplama süresini 15 saniyeye indirdi. Bir saniyede yapabildiği toplama işlemi akümülatör başına 5.000 adetti (toplam 100.000 adet). Saniyede yapabildiği çarpım işlemi 385, bölme veya karekök alma işlemi ise 38 adetti. Geçici hafızasında sadece 200 sayıyı saklayabiliyordu.
  • eniac1.jpg
  • Programlama
  • ENIAC, 6 bayan operatör tarafından programlanıyordu. Programla yöntemi ise elle takılıp çıkarılan fişler, kablolar ve kumanda edilen düğmelerdi.
  • ENIAC, tam 8 yıl boyunca (1947-1955) hizmet verdi. Ancak çalışma masrafları kendisinden sonra geliştirilen çocukları, EDVAC ve ORDVAC’dan fazla olmaya başlayınca, 2 Ekim 1955 yılında saat 11:45'de elektrik bağlantıları kesildi. Böylece dünyanın ilk elektronik bilgisayarı görevini tamamlamış olarak tarihteki yerini aldı.

ako.jpg
OSMANİYE’NİN Tarihçesi Ve Şanlı Kurtuluş Mücadelesi Tarihçesi
M.Ö. 3000 yıllarından başlayarak bir çok devlet ve beyliğin yaşadığı ve egemen olduğu Ceyhan Irmağı havzası içinde yer alan Osmaniye, Çukurova’nın bereketli topraklarının doğusunu oluşturmaktadır. Kalkolitik ve ilk tunç çağlarında Lelegler adlı kavmin hüküm sürdüğü topraklar, daha sonraları Büyük Hitit Devleti, Asur, Roma, Bizans, Selçuklular ve nihayet Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiştir.Türklerin Anadolu’yu fethiyle beraber 1080’li yıllarda Osmaniye’ye Ulaşlı aşiretinin yerleştiğini görürüz. Ulaşlı aşiretinin Osmaniye’ye yerleşmesi kuruluşunun başlangıcı sayılabilir.
Hitit yazılı kaynaklarında bu bölge kralları ve halkından sıklıkla söz edilir. Geç Hitit Kent Krallarından Asativata ( M.Ö. 8 yy.) Karatepe’de bir sınır kalesi kurmuştur.M.Ö. V. ve IV yy. Anadolu’ya egemen olan Persler, Çukurova’nın doğusuna da egemendiler. M.Ö. IV. yy. sonu ve M.Ö. I yy. ortaları arasında bölgede hakim güç Seleukoslardır. M.S. 260 yılında bölgeyi Sasani Kralı I. Şapur ele geçirmiştir. M.S. 380 yılında Roma’ya başkaldıran Isaurialı Balbinos’un kontrolüne geçmiştir. 524 yılındaki depremde tüm Kilikya kentleri tahribata uğramıştır. 561 yılında İmparator Justinianus zamanında ikinci bir deprem Kilikya’da ki tüm kentleri yerle bir etmiştir. Bunun ardından çıkan veba salgını kentlerde ve kırsal alanda büyük can kaybına yol açmıştır.
M.S. 7 yy.dan itibaren Anadolu’ya Müslümanların seferleri başladı. Daha sonra Haçlılar ile, Emevi, Abbasi ve Türkler arasında bu bölgede büyük savaşlar yaşanmıştır. Abbasi Halifesi Harun Reşit döneminde bölgedeki önemli kale ve yerleşim yerleri yeniden yaptırılmış ve onarılmıştır. Selçuklular zamanında Anadolu’ya gelen Türklerden bir kısmı Adana ovasına inmiş ve daha sonra Haraz mevkiinde ilk kez köy olarak Osmaniye’yi kurmuşlardır.
M.S. XI ve XII yy. da bölgeye bir dönem Haçlılar hakim olmuştur. Osmaniye ve bölgesi, 1250-1517 yılları arasında Memlüklülerin yönetimine girmiş ve bu devletin hakimiyetinde kalmıştır. Bu hakimiyet esnasında büyük Türk göçleri olmuş, Kınık, Bayat, Yüreğir aşiretleri bölgeyi tamamen Türkleştirmişlerdir. 1277 yıllarında Oğuz boylarından 40 bin Halep Türkmeni Osmaniye’de iskan edilmiştir. Bir dönem Ramazanoğulları Beyliği’nin hakimiyetine de geçen bölge 1517’den sonra da Osmanlı devletinin yönetimine geçmiştir. Buralara hakim olan aşiret beylikleri, sancak halinde teşkilatlandırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman devrinde ise bu sancak, Üzeyirli adıyla önce Zülkadriye eyaletine, sonraları da Halep eyaletine bağlanmıştır. 19 yy. başında Kavalalı Mehmet paşa bu yöreyi ele geçirmişse de, 1840’da Kütahya Anlaşmasıyla tekrar Osmanlılara geri verilmiş ve Adana eyaletine bağlanmıştır.
1865 yılında Derviş Paşa yöre halkını Hacı Osmanlı köyü civarında iskan etmiş ve Osmaniye kazası olarak teşkilatlandırarak, Payas Sancağı Yarpuz’a taşınınca Osmaniye’de Cebel-i Bereket Sancağı adını almıştır. 2. Meşrutiyet ile Sancak merkezi Osmaniye’ye taşınmış, 1924 yılına kadar bu şekilde devam etmiştir. Cumhuriyet’in ilanı ile vilayet olmuş, 1933 yılında tekrar ilçe olarak idari yapısını sürdürmüştür.
KURTULUŞ MÜCADELESİ
Batı dünyasının gözünde “hasta adam” olan Osmanlı Imparotorluğu masa başında bölünmeye başlanmış, 12 Ekim 1915'te İngiliz ve Fransız Dışişleri Bakanları arasında yapılan görüşmelerde, Osmanlı egemenliği altındaki Arap asıllı vilayetlerin paylaşılması öngörülmüştür. Neticesinde Fransa; Aladağ, Kayseri, Akdağ, Yıldızdağ, Zara, Eğin ve Harput arasında bulunan Anadolu topraklarını alacaktı.
I. Dünya Savaşı’nı kaybeden Osmanlı Devleti’nin torakları teker teker işgal edilmeye başlanmış nihayetinde de 1918 yılının Aralık ayında İngilizler işgal ettikleri Osmaniye’yi üç ay sonra Fransızlara bıraktılar. İşgalci Fransızlar yerli Ermenilerle işbirliği yaparak halka zulmetmeye başladılar. Osmaniyeliler, 1919 yılı Mayıs ayından itibaren örgütlenerek silahlı mücadeleye koyuldular.
Osmaniye halkı işgal karşısında yer yer çeteler oluşturarak mücadeleye başlar. Bu çeteciler arasında adı tarihe altın harfle yazılan Yastı Kelle, Ali Kılıç, Mamık Hüseyin, Kadir Çavuş, Hüseyin Ağa, Rahime Hatun, Palalı Süleyman, Muhammed Hoca, Nacar Ökkeş, Borazan Mehmet, Hayta Hüseyin, Yastı Kelle, Ali Kılıç, Mamık Hüseyin, Kadir Çavuş, Muhammed Hoca, Nacar Ökkeş, Borazan Mehmed, Hacı Ali Ağa oğulları Ali ve Ahmed, Ali Bekir oğlu Ahmed...gibi yiğitler yer almaktadır. Vatan, millet, din ve bayrak uğruna canlarını gözünü kırpmadan veren ve vermeye hazır bu yiğitler arasında Rahime Hatun bir simge halini almıştır. Peki kimdir Rahime Hatun?
Rahime Hatun, Osmaniye bağlı Raziyeler (Kayalı) köyünün Kanlıgeçit mahallesinde 1890 yılında doğdu. Babası Köse Abdullah, anası Haticedir. Eşe ve Elif adında iki ablası vardı. Kendisinden küçük, Meryem adındaki kız kardeşi, Osmaniye'de evlenmiş, erkek kardeşi Mustafa ise Raziyeler köyünde kalmıştır. Rahime Hatun, önce Demiralioğlu İbrahim ile evlenmiştir. Bu evlilikten iki kızı olmuştur. İbrahim'den ayrılan Rahime, ikinci evliliğini Vız Ali adında birisi ile yapmış bu evlilikten olan iki oğlu ölmüştür.
Rahime Hatunu tanıyanlar onu şöyle anlatırlar : “Orta boylu, normal yapıda, esmer tenli, ela gözlüdür. Başına , agil veya sırmalı pusu sarardı. Sırtında Maraş abası vardı. Kara şalvar giyer, göğsüne fişeklik takardı. Omzunda Alman filintası denen tüfeğini taşırdı. Ayağına ipli çarık veya yemeni giyerdi. Kıyafeti ile bir erkekten farksızdı. Genellikle atlı gezerdi. Beden yapısı bakımından güçlü, kuvvetli idi.”
İşgale karşı çete örgütlenmesini yaygınlaştırmak isteyenler köyleri dolaşırken Rahime Hatun'un baba yurdu olan Kanlıgeçide gelirler. Çete reisi Hüseyin Ağa ev ev dolaşırken Rahime Hatunun bulunduğu evede uğradı. “Bu evden çete olarak kimi alalım?”, diye sordu.Rahime Hatun, "Köse Abdullah ailesinden beni yazın" diye cevap verdi. Hüseyin Ağa, "Sen kadınsın, geri hizmette çalışman uygun olur" dediyse de Rahime bunu kabul etmedi. İster istemez Hatun'u çete listesine alan reis ona, "Sen de Rahime on başı olarak bize katıl" demiştir. Böylece, Yanıkkışla ve Karayigit köylülerinden oluşan Kırmızı Müfrezeye Rahime Hatun da girmiş oldu. O günden sonra on başı rütbesiyle çete savaşlarına katılmıştır. Rahime Hatun, çete savaşlarında yararlılık gösteren ve büyük hizmetleri geçen Yarpuzlu Divlimoğlu Hacı Efendi ve Kadir Çavuş gibi kahramanlarla birlikte düşmanlarla çarpışmıştır.
Beş Ağustos 1920 günü, Hacı Ökkeş Ağa'nın damında dalgalanan Fransız bayrağının indirilmesi gerekiyordu. Çünkü burayı düşman güçleri karargah olarak kullanmaktaydı. Rahime Hatun'un da bulunduğu müfrezeye, bu karargahın düşman elinden kurtarılması görevi verilmişti. Müfreze 70-80 kişiden oluşuyordu. Kurtarma hareketi başlamadan önce Rahime on başı erkek arkadaşlarına şöyle seslenmiştir: "Arkadaşlar, düşman karargahını mutlaka alacağız. Allah bizimle beraberdir. Yalnız sizden bir isteğim var. Eğer ben şehit olursam cesedimi sakın düşmana bırakmayın." Çeteler Allah Allah sesleriyle ileri atıldılar. Düşman da karşı ateşe başlamıştır. Kadir Çavuş ile Rahime Hatun'un sıktığı kurşunlar hiç boşa gitmiyor, her atışta bir düşmanı yere seriyorlardı. Düşmanın savunması daha da şiddetlenince duraklama başladı. Bu duruma göre Rahime onbaşı, yeniden cesaret vermek için şöyle haykırdı: "Haydi durmayın, Allah’ını seven, vatanını seven yürüsün". Bunun üzerine kıyasıya çarpışma yeniden başladı. Düşman karargahına iyice yaklaşmışlardı. Ne yazık ki bu sırada Rahime Hatun göğsünden vuruldu ve yere yıkıldı. " La ilahe illallah" diyerek ruhunu tanrıya teslim etti. Bunun üzerine iyice köpürüp coşan arkadaşları karagahı geri almayı başardılar. Böylece amaca ulaşılmış oldu. Rahime Hatun cephe gerisinde ve göz yaşları arasında toprağa verildi. Şehit Rahime Hatun, şimdiki Endüstre Meslek Lisesinin bulunduğu yerdeki mezarlığa gömüldü. Daha sonra Enver'ül-Hamid denen Ulu Camii çevresindeki şehitliğe taşınmıştır.
Bölge halkının başından beri bu işgale karşı koyması Milli Mücadelenin temelini oluşturmuştur ve Osmaniye bu dönemde 60 tan fazla şehit vermiştir. Bu milli direnişin sonucunda Fransızlara karşı Kovanbaşı ve Kanlı Geçit savaşlarıyla anılan önemli muhabereler cereyan etmiş, bu savaşlarda ağır kayıplar veren Fransa 20 Ekim 1921’de Türkiye ile Ankara Antlaşmasını imzalayarak bölgeyi terk etmeye başlamış, 7 Ocak 1922’de Osmaniye’den çekilerek gitmiştir.
Cebelibereket Sancağı, 30 yıl Yarpuz’da, 15 yıl da Osmaniye’de konuşlandırılmıştır. 1923’de Cumhuriyetin ilanı ile sancakların vilayete dönüştürülmesi nedeniyle “ Cebelibereket Vilayeti” adını almıştır. 1 Haziran 1933’de ilçe haline getirilmiş ve Adana’ya bağlanmıştır. TBMM’de 23 Ekim 1996 tarihinde yapılan oylamada il olması karara bağlanmış, 28.10.1996 gün ve 22801 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 24.10.1996 gün ve 4200 sayılı kanun ile yeniden il olmuştur.
 
Geri
Üst