10.11.2020 Tarihte Bugün- 10 Kasım,

Akif Er

Aktif Üye
Yönetici
Vip Üye
8 Kas 2019
311
79
28
10.11.2020 Tarihte Bugün- 10 Kasım,
1444Varna Muharebesi
1775ABD Deniz Piyadeleri adı verilen askeri hizmet birimi, ABD Deniz Kuvvetleri bünyesinde kuruldu.
1908Kız çocuklarının eğitimi için çalışacak olan Cemiyet-i Hayriye-i Nisvaniye, Selanik'te Zekiye Hanım tarafından kuruldu.
1918Darülbedayi'ye ilk kız öğrenciler alındı. Öğrencilerin adları: Bedire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife (Jale).
1922Osmanlı padişahı VI. Mehmet Vahdettin, son Selamlık törenine katıldı.
1922Kırklareli'nin kurtuluşu
1924Halk Fırkası'ndan istifa eden milletvekillerinin kuracağı partinin adının "Cumhuriyet Fırkası" olacağı haberi üzerine Halk Fırkası'nın adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.
1928Michinomiya Hirohito Japonya'nın 124. imparatoru olarak taç giydi.
1938Almanya'daki "Kristal Gece"de naziler, yahudilere ait mağazaları ve 267 sinagogu yakıp tahrip etti, binlerce yahudi işsiz ve evsiz kaldı.
1940Walt Disney, FBI'ın Los Angeles ofisi için muhbirlik yapmaya başladı. Görevi Hollywood'daki Amerikan aleyhtarı olduğunu düşündüğü kişileri ihbar etmekti.
1944Müttefikler, Arnavutluk'ta Enver Hoca liderliğindeki hükümeti tanıdı.
1951ABD'de ilk kez Atlantik ve Pasifik sahilleri arasında doğrudan telefon bağlantısı hizmeti başladı.
1953Atatürk'ün naaşı, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın ve halkın katıldığı görkemli törenle Anıtkabir'e nakledildi.
1961Stalingrad'ın ismi Volgagrad olarak değiştirildi.
1965Çin'de "Kültür Devrimi" başladı
1970Sovyetler Birliği'ne ait Ay aracı Lunokhod 1 fırlatıldı. Araç Dünya dışında bir zeminde uzaktan kumanda ile hareket ettirilen ilk robottu.
1975Portekiz, 16. yy'dan beri sömürgesi olan Angola'ya özgürlüğünü verdiğini açıkladı.
1989Bulgaristan devlet başkanı Todor Jivkov istifa etmek zorunda kaldı.
1992Türkiye'nin ilk cep denizaltısı dalışını Bodrum'da gerçekleştirdi.

Tarihte Bugün Doğanlar (10 Kasım);​

1483Martin Luther, Protestan reformunun lideri (ö. 1546)
1697William Hogarth, İngiliz ressam (ö. 1764)
1728Oliver Goldsmith, İrlandalı yazar, şair (ö. 1774)
1759Friedrich von Schiller, Alman yazar (ö. 1805)
1880Jacob Epstein, Britanyalı ve Amerikan heykeltraş (ö. 1959)
1887Arnold Zweig, Alman yazar (ö. 1968)
1888Andrei Tupolev, Rus uçak tasarımcısı (ö. 1972)
1895John Knudsen Northrop, ABD'li uçak üreticisi (ö. 1981)
1914Edmund Conen, Alman futbolcu (ö. 1990)
1918Ernst Otto Fischer, Alman kimyacı ve Nobel Kimya Ödülü sahibi
1919Mikhail Timofeevich Kalashnikov, Rus kaşif
1920Maurice Clavel, Fransız yazar, filozof, gazeteci (ö. 1979)
1927Vedat Ali Dalokay, Türk politikacı, eski Ankara belediye başkanı
1928Ennio Morricone, İtalyan besteci
1932Roy Scheider, ABD'li sinema oyuncusu
1932Necmettin Hacıeminoğlu, Türk dilbilimci, yazar (ö.1996)
1938Türkan Aydın , ses sanatçısı. (ö -)
1939Russell Means, ABD'li aktivist, oyuncu ve yazar
1941David Hemmings, İngiliz aktör ve film yönetmeni (ö. 2003)
1949Mustafa Denizli, Türk futbol antrenörü
1960Neil Gaiman, İngiliz yazar
1966Vanessa Angel, İngiliz sinema ve dizi oyuncusu
1969Jens Lehmann, Alman kaleci
1977Brittany Murphy, Amerikalı aktris ve seslendirme sanatçısı.
1986Josh Peck, Amerikalı aktör
1986Samuel Wanjiru, Kenyalı atlet (ö. 2011)
1990Mireia Belmonte Garcia, İspanyol yüzücü

Tarihte Bugün Ölenler (10 Kasım);​

893Theofano, Bizans İmparatoru VI. Leon'un ilk karısı.
1891Arthur Rimbaud, Fransız şair (d. 1854)
1938Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı (d. 1881)
1981Abel Gance, Fransız yönetmen, oyuncu, yazar (d. 1889)
1982Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği lideri (d. 1906)
1984Emin Kalafat, Eski bakan (d. 1902)
1992Chuck Connors, ABD'li sinema oyuncusu (b. 1921)
2001Ken Kesey, ABD' li yazar (d. 1935)
2004Şeref Görkey, Futbolcu ve teknik direktör (d. 1913)
2006Jack Palance, ABD'li sinema oyuncusu (b. 1919)
2007Norman Mailer, ABD'li yazar (d. 1923)
2008Mustafa Şekip Birgöl, İstiklal Savaşı'nın yaşayan son gazisi [d. 1903]
2008Miriam Makeba, Güney Afrika'lı şarkıcı, sivil haklar eylemcisi (d. 1932)
2009Robert Enke, Alman futbolcu (d. 1977)
1983Osman Yüksel Serdengeçti, Türk Siyasetçi Gazeteci (d. 1917)

1605160183643.pngVarna Muharebesi veya Varna Savaşı, 10 Kasım 1444 tarihinde,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
önderliğinde
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve çeşitli
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
milletlerinden oluşan, Kral
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
komutasındaki
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ordusu ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
önderliğindeki
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ordusu arasında bugünkü
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ın
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
şehri yakınında yapılmış bir savaştır. Osmanlı ordusu kazanmıştır.

Savaş öncesi​

II. Murat, Papa
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'un önayak olmasıyla oluşturulan Haçlı ordusu ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve sonrasında
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
' de yapılan savaşların ardından 1444 yılının yaz aylarında
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nı imzalamıştı. Bu antlaşma 10 yıl sürelik bir barış dönemini öngörüyordu. Antlaşmanın imzasından kısa bir süre sonra şehzade Alaüddin'in av sırasında attan düşerek ölmesi nedeniyle
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
tahtı 12 yaşındaki oğlu şehzade
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'e bırakarak Manisa'ya çekilmişti. Ancak
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nın koşullarından hoşnut kalmayan Papalık, Kardinal Julian Cesarini vasıtasıyla Macar kralını ikna ve kutsal kitaba el basılarak antlaşmanın bozulması için çalıştı. Müşriklere karşı yapılan yeminin hükmü olmayacağını beyan ile antlaşmayı bozdurdu ve Krallık meclisi Türklerle tekrar muharebeye karar verdi. Sonbaharda harekata başlayan müttefikler
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
' dan
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
nehrini geçip
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
' e geldiler ve şehri yaktıktan sonra
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
' da
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
voyvodası Vlad II Dracul' un kuvvetleriyle birleşerek
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
üzerine hareket ettiler. Şumnu' ya geldikten sonra şehri aldılar ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yoluyla Varna önüne geldiler.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Varna Muharebesi sırasında orduların hareketi.
Haçlıların sınırı geçtiği haberi alınınca Vezir-i azam Çandarlı Halil Paşa’nın çağrısı üzerine, II. Murat askerleri ile beraber Manisa’dan İstanbul boğazına doğru hareket etti. Oradan, asker başına birer duka altın vererek; Ceneviz gemileriyle
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ye geçti. Oğlu II. Mehmet ve Vezir-i azam Çandarlı Halil Paşa'yı, Edirne’de bırakarak Varna’ya doğru Haçlı ordularını karşılamak üzere hareket etti.

Savaşın gelişmesi​

Osmanlı ve Haçlı orduları bugünkü Bulgaristan'ın Varna kenti yakınlarında karşılaştılar. Osmanlı ordusunun sağ kolunu Anadolu Beylerbeyi Karaca Paşa ve sol kolunu Rumeli Beylerbeyi Hadım Şehabeddin Paşa kumanda ediyorlardı.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, kaide üzere merkezde yeniçerilerle beraber yerini almıştı. Ordunun gerisi tahkim edilmediğinden sarılma tehlikesi vardı. Merkezde yeniçerilerin önünde kazıklarla muhafaza edilmiş hendek bulunuyordu. Padişah'ın bulunduğu cephenin önüne
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nın metni asılıydı. Haçlılar'ın sol kanadı Varna bataklıklarıyla muhafaza altına alınmış ve sağ kanadı ise açık ovaya ve şehre doğru bakıyor olup, Macar kuvvetleri tamamen sağ kanada toplanmıştı.

Muharebe başlar başlamaz
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Osmanlı ordusunun Karaca Paşa kumandasındaki sağ koluna hücum ederek bu kolu geri çekilmeye zorladı. Sol kanada yüklenen Eflak kuvvetleri ise bu kanadı bozdular ve hatta yandan padişahın bulunduğu ordu merkezine doğru yürüdüyseler de püskürtüldüler. Ordunun gerisinin tahkim edilmemesinden dolayı bu kısım tehdit edildi. Sağ ve sol kollar dağılmış olduklarından ordu merkezinde yalnız padişah, maiyeti ve kapıkulu kuvvetleri kalmıştı.

Osmanlı ordusunun sağ ve sol kollarının bozulduğunu gören Kral
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
' nin uyarılarını dinlemeyerek Leh kuvvetleriyle birlikte Ormanlı ordusunun merkezine ve padişahın üzerine hücum ederek sancakların bulunduğu yere kadar geldi. Yeniçeriler şiddetle müdafaada bulundular ve merkezden içeriye giren düşman kuvvetlerini çevirdiler. Bu sırada Timurtaş adlı yeniçeri kralın atının ayağına balta ile vurarak atı ve kralı yere düşürdü. Kralın düştüğünü gören yayabaşı Koca Hızır derhal koşarak kralın başını kesti ve bir mızrağın ucuna takarak II.Murat'a götürdü. Bunu gören koalisyon kuvvetleri bozulup kaçmaya başladılar.

Bu sırada Osmanlıların sol kanadını çevirmekte olan János Hunyadi süratle yetişerek vaziyeti düzeltmeye ve kralın ölüsünü almaya ve "biz kral için değil dinimiz için savaşmaya geldik" diye askeri cesaretlendirmeye çalıştı ve hattâ bir iki hamle daha yaptıysa da kralın katlini duyan Türk kuvvetlerinin dönerek kuvvetin arttığını görmesi üzerine kendi kuvvetini toplamaya muvaffak olamamış ve kralın katli duyularak haçlı ordusunda genel bir panik meydana gelmiştir. Bunun üzerine János Hunyadi'de Leh kuvvetlerinden kurtulanları alarak kaçmış ve Sultan Murat'ın muharebe meydanını terk etmemesi bu büyük başarının elde edilmesine sebep olmuştur.

Savaşta Anadolu Beylerbeyi Karaca Paşa şehit düşmüştür. Haçlı ordusundan ise Kral
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nın bozulmasında birinci derecede etkili olan Kardinal Julian Cesarini ölmüştür.

Savaşın sonuçları​

Varna Muharebesinden sonra ismini kurtarmak isteyen
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
tekrar ordularını toplayarak, kendisine katılmak istemeyen
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
’ı işgal edip
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
’yı geçecek ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ordusu ile tekrar karşılaşacaktı.

1605160615741.png
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ün ölümü
, kendisinin sağlığının 1937 yılından itibaren bozulmaya başlamasına müteakiben 10 Kasım 1938'de gerçekleşti. Vefatının ardından, 21 Kasım 1938'de geçici olarak
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ne konulan naaşı, 10 Kasım 1953'te kendisi için inşa edilmiş
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
olan
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'e nakledildi.

Hastalığı​

Siroz teşhisi konulması​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, 1938 başlarında
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
hissetmeye başladı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kaşıntılar meydana geliyor ve burun kanamaları güçlükle önleniyordu. Bu kaşıntıların
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü ve köşk ilaçlamaya alındı. Atatürk de özel bir kür tedavisi için
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Termal'e gönderildi. Termal Otel'de, 22 Ocak 1938 günü Atatürk'ü muayene eden Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk'e
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
teşhisi koydu. Doktor Belger'in mutlak surette perhiz yapmasını tavsiye ettiği Atatürk, Termal Otel'deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938'de tedaviyi yarıda bırakarak
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ya hareket etti.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


Fransa'dan doktor getirtilmesi​

Atatürk'ün sağlık durumunun ciddiyet göstermesi hükûmeti de telaşlandırdı ve Başbakan
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, Avrupa'dan iki hekim getirilmesini önerdi. Atatürk o günlerdeki
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını düşündüğünü belirterek bunu reddetti ancak Türk doktorların kapsamlı bir muayene yapmasını kabul etti. 6 Mart 1938 günü beş doktor
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nde Atatürk'e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini yinelediler. Atatürk'ün kesinlikle
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
almaması gerektiğini söyleyerek yoğun çalışma temposunu da biraz düşürmesini istediler. Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi. Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar'ın tavsiyesi üzerine Paris Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Noel Fissenger Ankara'ya davet edildi. Fissenger Atatürk'ü muayene etti ve diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya koydu. İlk teşhisten sonra Fissinger Atatürk'e "Efendim, büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve ben de sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız" telkininde bulunmuştu. Fransız doktorun sözleri, tavsiyeleri ve tavırlarından memnun kalan Atatürk doktorun tavsiyelerini ciddi şekilde uygulamıştır.

Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

19 Mayıs 1938'de Ankara Stadyumu'nda Yugoslavya Savunma Bakanı Orgeneral
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'i kabul ederken.
Atatürk'ün rahatsızlığı ve özellikle
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'dan doktor getirtilmesi, dünyada geniş yankı buldu. Ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı olduğunu göstermek isteyerek 19 Mayıs 1938 günü (Samsun'a çıkışının 19. yıldönümünde) Ankara Stadyumu'nda halkın karşısına çıktı. Bu, Ankaralıların karşısına son kez çıkışı oldu. Kutlamalar çok parlak geçti, o günün anısına Ankara Stadyumu'nun adı
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
olarak değiştirildi.

Hatay gezisi ve İstanbul'a geçiş​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Mustafa Kemal Atatürk son güney illeri seyahati sırasında Adana'da (24 Mayıs 1938)
Atatürk aynı gün törenden sonra,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ile ilgili olarak
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'e hareket etti ve daha sonra
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ya geçti. Yapılan askeri geçit törenleri ile ordunun başında olduğunu gösterdi. Bu törenler işe yaradı, dış basında çıkan hastalık ve "ölüyor" tarzı haberler kesildi. Ancak bu seyahat Atatürk'ün hastalığını iyiden iyiye artırmıştı. Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara'dan ayrıldı, İstanbul'a hareket etti.

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'da 1 Haziran 1938'de
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'na geçti ve 25 Temmuz 1938'e kadar orada kaldı. Yaz sıcakları üzerine tekrar
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'na döndü.

Vasiyeti​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Atatürk'ün 5 Eylül 1938 günü kaleme aldığı vasiyetnamesi.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Atatürk'ün hayatını kaybettiği
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ndaki odası. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
5 Eylül 1938 günü Atatürk vasiyetini
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yazdı ve bütün malvarlığını belirli şartlarla, genel başkanı olduğu
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ne bıraktı. Kız kardeşine, manevi çocuklarına ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti. Ayrıca
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
da belirli miktarlarda yardım yapılmasını istedi.

6 Eylül 1938'de Fransız doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul'a geldi. Atatürk'ün karnında biriken su iyice artmıştı. O gün Atatürk'ün karnından tam altı litre su alındı. Fakat buna karşılık Atatürk'ü daha da rahatlatmak için on iki litre su alındığı söylendi. 18 Eylül 1938'de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe Sarayı'na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını sundu. Atatürk, ülke ekonomisi için çok önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye'nin önünde en fazla üç yıl olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi.

Komaya girmesi[
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
|
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
]​

Hastalık giderek ilerliyordu ve Atatürk'ün karnında yeniden su toplanmıştı. Ekim ayında yeniden su alma işlemi yapıldı. İşlemin ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya girdi. Hükümet, ulusu Atatürk'ün sağlık durumundan haberdar etmek amacıyla 17 Ekim 1938'den itibaren
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı. Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Çok istemesine rağmen sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara'da cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı. Bayram nedeniyle Ankara'da düzenlenen törenlerde Türk Ordusu'na hitaben yazdığı bayram konuşmasını
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Başbakan Celâl Bayar okudu. 29 Ekim akşamı Ankara'dan dönen
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
öğrencileri Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken sevgi gösterilerinde bulundular.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Atatürk'ün
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
beşinci dönem dördüncü yasama yılını açış konuşmasını da 1 Kasım 1938'de Başbakan Celâl Bayar okudu.

Ölümü​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Atatürk'ün ölümünden sonra çekilen bir fotoğrafı,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Cenaze töreni, İstanbul, 19 Kasım 1938
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Cenaze töreni, İstanbul, 19 Kasım 1938
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Cenaze töreni, 21 Kasım 1938
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Cenaze töreni, 21 Kasım 1938

Son günler​

Ölüm anında yanında bulunanlardan naklen;

Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak:

"Saat 18.00'den sonra yanından ayrılıp, günlük işlerimle meşgul olmak üzere büroma inmiştim; çok geçmeden fenalaştığını telefonla bildirdiler (saat 18.55). Telaşla hususî daireye koştum; yatak odasının iç içe olan iki kapısı arasındaki boşlukta Ali Kılıç duruyordu. Odaya girdiğim zaman Atatürk'ü şu vaziyette gördüm: Yatağın ortasında, iki elini yanlarına dayamış, oturuyor ve mütemadiyen öğürerek: "Allah kahretsin" diye söyleniyordu; ara sıra da hizmetçilerin tuttukları tasa koyu kahverengi bir mayi (pıhtılaşmış kan) çıkarıyordu.
Nöbetçi Doktor Abrevaya ile o sırada yetişen Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp kendisine yine bir taraftan bazı ilaçlar enjekte etmeye, bir taraftan da buz parçaları yutturmaya başladılar; bir aralık sağında bulunan tuvalet masası üzerindeki saate baktı; her halde iyi göremiyordu ki bana sordu:
"Saat kaç?.."
Cevap verdim: "7.00 Efendim."
Aynı suali bir iki defa daha tekrar etti, aynı cevabı verdim. Biraz sükûnet bulunca yatağa yatırdık; başucuna sokuldum:
"Biraz rahat ettiniz değil mi efendim?.." diye sordum.
"Evet!.." dedi.
Arkamdan Neşet Ömer İrdelp yanaşıp rica etti: "Dilinizi çıkarır mısınız efendim?"
Dilini ancak yarısına kadar çıkardı; Dr. İrdelp tekrar seslendi: "Lütfen biraz daha uzatınız!.." Nafile!.. Artık söyleneni anlayamıyordu; dilini uzatacağı yerde tekrar tamamen çekti; başını biraz sağa çevirerek Dr. İrdelp'e dikkatle baktı ve "Aleykümselam" dedi; son sözü bu oldu ve ikinci ponksiyondan tam 30 saat sonra komaya girdi"
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti. Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 9'u 5 geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


SaatDakikaDereceNabızTansiyonB. Abdest
Mülahazat
0005Sonda ile (140) cc idrar alındı
013013232
0236,813032Yarım balon
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
verildi
02451 cc
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yağı
033013538
033037Fasıla ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
043038 koltuk altı37Fasıla ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
062512034Çok yumuşak teneffüs Çok yumuşak hırıltı
06451241 cc
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yağı
0712432
074537,7126
08051 cc
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
yağı, serum Glycose irot. 500 cc
0825Verit dahilinde + 1/8 auabaine
0830500 cc serum gliycose
0913034
0905Vefat etmişlerdir.
Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Dr.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Atatürk'ün ölümünün ertesi günü toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'ün silah arkadaşı ve 1937'ye kadar başbakanı olan Cumhuriyet Halk Partisi
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
milletvekili İsmet İnönü'yü 348 milletvekilinin
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanlığına seçti.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


Cenaze töreni​

38px-Wikisource-logo.svg.png
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ta
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

ile ilgili metin bulabilirsiniz.
İlk başta dini bir cenaze töreninin yapılması öngörülmedi. Ancak sarayda birkaç gün kalan kız kardeşi
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, ağabeyinin cenazesi Ankara'ya nakledilmeden önce normalde olduğu gibi camide dini cenaze töreninin yapılması konusunda ısrar etti. Daha sonra,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
tarafından cami dışında da İslami bir cenaze töreninin yapılabileceğine ikna edildi.

Cenaze namazı, 19 Kasım sabahı yerel saat 08.10'da İslami İlimler Enstitüsü Müdürü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından geleneksel Arapça değil Türkçe olarak kılındı. Dini tören sırasında fotoğraflara izin verilmedi. Cenaze namazına kendisine yakın kişiler, bazı generaller, din görevlileri, saray görevlileri ve on beş yıl Atatürk'ün yanında görev yapan Hafız Binbaşı Yaşar Okur katıldı.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


Katafalk​

Ölüm belgesini imzalayanlardan Prof. Mehmet Kâmil Berk, Atatürk'ün çenesini ipek mendille, ayak başparmağını ise bandajla bağladı. Cenazesi erteleneceği için cenazesi, Ankara'daki Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden (GATA) bu amaçla gelen patolog Prof. Lütfi Aksu tarafından mumyalandı. Daha sonra, kız kardeşi
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, yüksek rütbeli hükümet yetkilileri ve memurları ve diğer nüfuzlu kişiler saygılarını sunmak için belirli zamanlarda gelirken vücudu dinlenmeye alındı.

Atatürk'ün cesedi, ceviz ağacından çinko kaplı maun bir tabutun içine konmuştur. Bayraklı tabut 16 Kasım'da
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
sarayın kabul salonuna bir katafal üzerine yerleştirildi. Her iki yanında
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
altı sütununu simgeleyen üç yüksek meşale ile çevriliydi.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.


Üç gün boyunca, binlerce yas tutan kişi, subayların şeref muhafızlarının nöbet tuttuğu katafalkın yanından geçerek saygılarını sundular.

Başkente transferi​

Atatürk'ün naaşı 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı tören salonunda
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
konuldu. On binlerce kişi Atatürk'ü son kez görmek için Dolmabahçe Sarayı'nı ziyaret etti. 17 Kasım 1938'de sarayda çıkan izdihamda 11 kişi hayatını kaybetti.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Atatürk'ün cenaze namazı 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı'nda kıldırıldı. Cenaze aynı gün
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'e oradan da aynı günün akşamı 20.30'da Ankara'ya götürüldü. Ertesi gün (20 Kasım 1938) Ankara'da başta
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, Meclis Başkanı
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, Başbakan
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
, hükümet bakanları olmak üzere devlet erkanı tarafından karşılanan cenaze TBMM önünde hazırlanan katafalka konuldu. 21 Kasım 1938 günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı bir cenaze töreni ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ndeki geçici kabrine (katafalka) konuldu ve orada 4 ay katafalkta kaldı.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Atatürk üzerine bir radyo konuşması yaptı. (21 Kasım 1938)
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Atatürk'ün naaşı Etnografya Müzesi'nde 4 ay katafalkta kaldıktan sonra, 31 Mart 1939'da defnedildi.

Anıtkabir'e nakli​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Anıtkabir'deki mozole
Ana madde:
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Atatürk'ün
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Anıtkabir'in yapımına 9 Ekim 1944'te başlandı ve inşası 1 Eylül 1953 yılında tamamlandı. 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi'nden alınarak, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın katıldığı bir törenle Anıtkabir'e getirildi. Orada konuşmasını yaptıktan sonra ebedi istirahatgâhına indirildi.

Mirası​

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
tarafından Atatürk'ün birinci ölüm yıldönümünde anma amacı ile, kurum tarihinin ilk blok pulu çıkarıldı.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Değeri 100 kuruş olan bu blok pulda Atatürk'ün fraklı bir resmi vardır. Türkiye için pek çok pulun basılması işlemini gerçekleştiren
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'de bulunan Courvoisier Matbaası'nda 100.000 adet basılan blokun, Atatürk'ün ölümünün birinci yıldönümü serisinin 10 Kasım'a yetişemeyen diğer 5 pulu ile birlikte satışa çıkartıldığı kabul edilmektedir.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Osmanlı Devleti`ne bağlandı. Osmanlı Devleti'nin
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'daki otoritesi artmaya başladı.
 
Geri
Üst