14.07.2020 Tarihte Bugün- 14 Temmuz;

Akif Er

Aktif Üye
Yönetici
Vip Üye
8 Kas 2019
311
79
28
14.07.2020 Tarihte Bugün- 14 Temmuz;

1223II. Filip (Fransa) ' nın ölümüyle VIII. Louis Fransa kralı oldu.
1683Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı Orduları, II. Viyana Kuşatması'nı başlattılar.
1700Osmanlı Devleti, Çarlık Rusyası ile İstanbul Antlaşması'nı imzaladı.
1789Fransızlar krallığa karşı ayaklandılar. Halk Paris Bastille Hapishanesi’ndeki siyasi tutukluları serbest bıraktırdı. Cumhuriyetin başlangıcı olan 14 Temmuz Fransızların ulusal bayramı.
1926Mustafa Kemal Paşa’ya yönelik İzmir’de suikast girişimi gerekçesiyle Ziya Hurşit ve arkadaşları idam edildi.
1933Almanya’da Naziler muhalefet hareketlerini yasakladı.
1936Türkiye, olimpiyatlarda ilk altın madalyayı aldı. Yaşar Erkan, Berlin Olimpiyatları’nda, güreşte 61 kiloda birinci geldi.
1938İtalya Yahudi karşıtı Nazi modelini kabul etti.
1942Atılay faciası: Atılay denizaltısı eğitim dalışı yaptı, bir daha su yüzüne çıkamadı. 37 subay ve er öldü.
1948Yerli Film Yapanlar Cemiyeti’nce düzenlenen ilk film festivali: Şakir Sırmalı’nın yönettiği "Unutulan Sır" en iyi film, Turgut Demirağ’ın yönettiği "Bir Dağ Masalı" en iyi ikinci film seçildi. Nevin Aypar en iyi kadın, Kadir Eroğan en iyi erkek oyuncu, Cahide Sonku ve Talat Artemel en iyi karakter oyuncusu dallarında ödüllendirildi.
1948Kapatılan Türkiye Emekçi ve Köylü Partisi lideri Dr. Şefik Hüsnü Değmer 5 yıl hapse mahkûm edildi.
1950Genel Af çıktı.
1958Irak’da darbe: Kral II. Faysal ve Başbakan Nuri Said Paşa öldürüldü.
1959Kerkükte, üç gün üç gece sürecek, Türkmen katliamı başladı.
1960Eski Konya Valisi Cemil Keleşoğlu, Yassıada'da intihar etti.
1968Tuluat sanatçısı İsmail Dümbüllü bir jübile gecesiyle sahnelerden ayrıldı.
1969ABD'de $500, $1,000, $5,000 ve $10,000 değerindeki kâğıt paralar resmen tedavülden çekildi.
1970Askerlik 20, yedek subaylık 18 aya indirildi.
1971Kültür Bakanlığı kuruldu; ilk bakan Talat Halman.
1982Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, Maliye Bakanı Kaya Erdem ve İmar ve İskan Bakanı Şerif Tüten istifa etti. Özal’ın yerine Sermet Refik Pasin, Erdem’in yerine Adnan Başer Kafaoğlu ve Tüten’in yerine de Ahmet Samsunlu atandı.
1983Brüksel Büyükelçiliği’nde görevli Dursun Aksoy silahlı saldırıda öldürüldü. Olayı üç ayrı Ermeni örgütü üstlendi.
1987Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kuruldu.
1993Anayasa Mahkemesi, Halkın Emek Partisi’nin (HEP) faaliyetlerinin “Anayasa ile Siyasi Partiler Yasası’na aykırı” olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karar verdi.
1994ANAP’ın, Başbakan Tansu Çiller hakkında mal varlığını araştırma önergesi Meclis’te reddedildi. Buna karşılık, 1983'den o güne dek Meclis’te yer alan partilerin lider ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılmasıyla ilgili önerge kabul edildi.
2003ABD Hükümeti, üzerinde UFO teorileri de üretilmiş olan "51. Bölge"nin varlığını kabul etti.

Tarihte Bugün Doğanlar (14 Temmuz);
1862Gustav Klimt, Avusturyalı sembolist ressam (ö. 1918)
1874Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı dönemindeki son Mısır valisi (ö. 1944)
1890Ossip Zadkine, Rus heykeltraş ve ressam (ö. 1967)
1903Irving Stone, Amerikalı yazar. Yazdığı biyografik kitaplar ve romanlarıyla tanınmıştır.
1906Olive Borden, ABD'li sinema oyuncusu (ö. 1947)
1913Gerald Ford, Amerika Birleşik Devletleri başkanı (ö. 2006)
1918Ingmar Bergman, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni (ö. 2007)
1928Louis Calaferte, Fransız yazar (ö. 1994)
1952Eric Laneuville, ABD'li yönetmen ve oyuncu
1966Matthew Fox, ABD'li oyuncu
1973Halil Mutlu, Dünya ve olimpiyat şampiyonu Türk halterci
1974Artur Balder, Alman yazar

Tarihte Bugün Ölenler (14 Temmuz);
1817Anne Louise Germaine de Staël, İsviçreli yazar (d. 1766)
1827Augustin-Jean Fresnel, Fransız fizikçi (d. 1788)
1881Billy the Kid, Amerikalı kanun kaçağı (d. 1859)
1904Paul Kruger, Boer direniş lideri, Güney Afrika Cumhuriyeti (Transvaal) devlet başkanı (b. 1824)
1907William Henry Perkin, İngiliz kimyager ve mucit (d. 1838)
1939Alphonse Mucha, Çek ressam ve grafik sanatçısı (d. 1860)
1942Fethi Yüceses. Hamiyet Yüceses'in eşi. TCG Atılay denizaltısında hayatını kaybeden astsubaylardan biri.
1966Julie Manet, Fransız ressam (d. 1878)
1969Eero Berg, Finlandiyalı atlet (d. 1898)
1971Ali Kılıç, Türk asker, siyasetçi, Atatürk'ün yakın arkadaşı (d. 1889)
1974Carl Spaatz, ABD'li havacı general, ABD Hava Kuvvetleri'nin ilk kurmay başkanı. (d. 1891)
1993Léo Ferré, Fransız şair, müzisyen (d. 1916)
1995Bilge Karasu, Türk filozof, yazar (d.1930)
2001Eleni Küreman, Türk basınında ilk kadın foto muhabiri (d.1921)

1594713815528.png
İstanbul Antlaşması, 14 Temmuz 1700 tarihinde
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ile
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
arasında yapılan ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
sonuçlandıran bir barış antlaşması. 1699'daki
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nın devamı niteliğindedir.

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nun liderliğinde güçlenmişti. 1695'teki saldırıda başarısız olmuş, fakat 1 yıl sonra 6 Ağustos 1696 tarihinde
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ni ele geçirmişti.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nın
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
,
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ve
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
oluşturduğu
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
ama sonunda yorgun düştü.

Avusturya'yla
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'nı imzaladıktan 1 yıl sonra da
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'yla 14 Temmuz 1700 tarihinde İstanbul Antlaşmasını imzaladı.

Bu antlaşmanın hükümlerine göre Osmanlı Devleti Azak Kalesini
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'ya bıraktı. Onun yerine Rusya'nın
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'da inşa ettiği kaleyi kabul etti. Böylece Rusya
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'de kendisine sağlam bir yer yapmış oluyordu.

Rusya İstanbul'da elçi bulundurabilecekti.,

1594714713708.png
II. Viyana Kuşatması ,Macarların çoğu Katolik olup, sâdece orta Macaristan’dakiler Ortodoks idiler. Bu bölgeye hâkim olan Avusturyalılar, bu sayıları az olan Macarları Katolik yapmak, kendi dinlerine497 çevirmek istediler. Bunlar kabul etmeyince, beyleri ve bâzı ileri gelenleri, 1670 yılında Avusturya yetkilileri tarafından öldürüldüler. Orta Macar Beyinin oğlu Tököli İmre 1673 yılında ayaklandı, sonra Osmanlı Cihan Devleti’ne sığındı. Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Budin Beylerbeyi Uzun İbrâhîm Paşa’yı, Serdar (başkomutan) atayarak, İmre Tököli’yi Orta Macaristan’ın başına geçirmekle görevlendirdi. Osmanlı Cihân Devleti, o çağda, askerî gücünün doruğundaydı. Sadrâzam, Avusturya-Macaristan İmparatoru dışında, diğer bütün Avrupa hükümdarları ile aynı statüde idi. İbrahim Paşa, Orta Macaristan’ın başkenti Kaşav’ı alarak, 1682 de Tököli İmre’yi başa geçirdi.

Bu durum İmparator Leopold’u telâşa düşürdü, barışı yenilemek için elçi gönderdi. Fakat Kara Mustafa Paşa, şöhret harisi olduğundan Avusturya’ya karşı açacağı seferle, sadâretini Fâzıl Ahmed Paşa’dan üstün zaferle süslemek istiyordu.498

Pâdişâhı, Avusturya ile harbe teşvik ve râzı eden Kara Mustafa Paşa’ya Pâdişâh, Sancak-ı Şerifi vererek onu Yanıkkale (Raab) yi zaptetmek için Serdar tâyin etmişti.499 Merzifonî Kara Mustafa Paşa şan ve şöhrete düşkün, haris ve inatçı idi. Kendisinin mizacına vâkıf olan Reîsü’l-Küttûb Mustafa Efendi onun hırsını tahrîk etmek suretiyle vezîr-i âzamı maceraya sevkediyordu.500 Batı kaynaklarını değerlendirdiği anlaşılan S. Shaw, Kara Mustafa Paşa’nın, bir yandan da Avusturya ile Batı’da savaşmakta olan Fransa’nın ajanları tarafından, artık Viyana’nın alınması zamanının geldiğine ikna edildiğini belirtiyor.501

27 Haziranda (1683) Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, İstoni-Belgrad’da Dîvân-ı Harbi topladı. Viyana’yı alıp orada Almanya’ya sulh şartlarını dikte edeceğini, yoksa Yanıkkale’nin alınmasının Almanya’ya has eğdirmeyeceğini ve Macar işlerinden el çektirmeyeceğini bildirildi. Vezirler şaşırdılar. Vezir Dâmâd İbrahim Paşa, Pâdişâh irâdesinin bu yıl Yanık ve Komaran’ın alınması ve akıncılarla Orta Avrupa’ya gözdağı verilmesi olduğunu, belki gelecek yıl Viyana’ya gidilebileceğini söyledi.502 İmre Tököli de aynı görüşteydi.503 Fakat, Kara Mustafa Paşa, Viyana üzerine yürüyüp 14 Temmuz 1683 de kuşattı.

Bunu öğrenen Pâdişâh “Kasdımız Yanık ve Komaran kaleleri idi; Beç(Viyana) kalesi dilde yoktu; paşa ne acîb saygısızlık edib bu sevdaya düşmüş. Hoş imdi Hak Teâlâ asan (kolay) getüre; lâkin mukaddem (önceden) bildireydi riza vermezdim” demişti.504 Osmanlı ordusu, yolda, 40 000 Alman’ı esir etmişti. Kırım atlıları, geniş bir alana akınlar yaparak etrafı sindirdiler. Avusturya İmparatoru, Viyana’yı bırakarak Prag’a gitmiş, Avrupa devletlerinden yardım istiyor, asker toplamağa çalışıyordu.505

Kara Mustafa Paşa. Viyana’ya bu, o zamana kadar görülmemiş büyüklükteki ordu ile hücûm etseydi, şehri alabilirdi, fakat şehrin teslîm olmasını bekledi.506 Kuşatmanın uzaması yanlış bir hareketti ve tehlikeliydi, lojistik imkân da düşünülmemişti: “Bir kale kuşatması eğer kırk günü geçerse, dışarıdan yardım gelmesi ihtimâli çok kuvvetlidir. Kuşatma süresi elli günü geçmişti ve askerler, atlarına ot bulabilmek için 15-20 saatlik mesafeye gitmek zorunda kalıyorlardı. Sadrâzam, su ve ot sağlanması işini düşünmeliydi.”507 Kuşatma başladıktan sonra gelip orduya katılan, Osmanlı Devletine bağlı Erdel Kralı Apafi Mihal de. Kara Mustafa Paşa’nın, “korkmadan kanaatini söyle” demesi üzerine: “Sofraya pilâv konsa evvelâ ortasından mı başlanır, yoksa kenarından mı?” diye sordu; vezîr-i âzam “zahir kenarından” diye cevap verince hulâsa olarak şunları söyledi:

“Askerinize, mühimmat ve cephanenize söz yok; cümle Hristiyan devletleri bir yere gelse hu cemiyete mâlik olamaz ve mukabelenize (karşınıza) kimse gelemez; lâkin Beç sarp kaledir; gelindiği gibi eğlendiritmeyip yürüyüş ve vire ile alınması mümkün olaydı güzel iş idi ve illâ teenniye göre fethi gittikçe güçleşir ve bu kadar insan ve hayvana (yiyecek ve ihtiyaç bakımından) dağlar dayanmaz; ganimet elde edenler kaçarlar; hem kaht u galaya (kıtlık ve pahalılığa) uğrar, hem de buralarda erken gelen kıştan çok sıkıntı çekersiniz; haber aldığımıza göre imparator Hristiyan devletlerden yardım istemiştir; benim fikrim bu idi ki Yanıkkale’sinin zaptına himmet edip kışı orada geçirip düşman topraklarını vurmuş olsa idiniz İmparatoru amana düşürürdünüz, madem ki Yanıkkale’sini almadınız, Tuna’nın etrafını vurup sonra Uyvar üzerinden Budin’e gidip kışı orada geçiriniz”.508
Polonya Kralı Jan Sobieski kalabalık bir müttefik ordusunun başında Viyana’ya yardıma geldi. Kara Mustafa Paşa, 12 Eylülde, iki aylık kuşatmayı kısmen kaldırıp savaşa tutuşmak zorunda kaldı. Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı, birçok kayıp verdi. Viyana önünde, bütün ağırlıklarını, savaş malzemelerini bırakarak çekildi.509 Savaşta ilk bozulan sağ kanadın başında bulunan İbrahim Paşa’yı îdam ettiren Kara Mustafa Paşa’nın kendisi de Belgrad’da îdâm edildi.5l0 İbrâhîm Paşa öldürüleceği sırada: “Bu adam beni haksız yere öldürüyor, zayiatı telâfi edecek yine odur; Pâdişâhımıza söyleyin, öldürmesin” demişti.III. Mustafa Paşa, Kırım Hânı’nı da azletmişti.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, çok kabiliyetli, fakat sân ve şöhret düşkünü idi. Siyasî bir yöneticiden çok, sert bir asker görüntüsü vermektedir. Onu bu yanlış yola sevkeden Reîsü’l Küttâb Mustafa da, Edirne’de asıldı.512
Viyana bozgununun sebepleri şöyle sıralanabilir:

1-Sefer, Viyana’ya karşı düşünülmemişti, bunun için, ağır kuşatma toplan götürülmemişti.

2-Kara Mustafa Pasa. Reîsü’l Küttâbın pohpohlamasına aldanıp bu işe yalnız başına karar vermişti. (Fransa’nın da teşvikinden söz ediliyor). Pâdişâh, Kırım Hânı, Tököli İmre. Apafi Mihal. Uzun İbrahim Paşa, bu işin yanlışlığının farkındaydılar. Pâdişâh, ‘önceden haberim olsaydı râzı olmazdım’ demiş, sonra yine de isin kolay olmasını dilemişti. Kara Mustafa Pasa, görüşüne karşı çıkanları şiddetle tekdîr etmiş, savaşta canla başla çalışmalarını önlemişti.

3-Bu kadar kalabalık orduyla gidildikten sonra, bekleyip vakit geçirmek yanlıştı. Viyana’nın hücum ile alınması çok kuvvetle muhtemeldi, “Viyana surlarında ikişer metre eninde 6 gedik ve bu gedikleri genişletmek için diplerine lâğımlar yerleştirilmiş ve ateşlenmek üzere gördükleri manzara, Müttefik hükümdarları dehşete düşürdü.”513 Viyana hücumla alınsa, askerlerin yağma hakkı vardı; teslim olursa, her şey hazîneye ait olacaktı.

4-Mustafa Paşa. çevresindekileri kırmıştı: İbrahim Paşa’yı bunaklıkla, Apafı Mihal’i korkaklıkla suçlamış, Kırım Hânı Murâd Gıray’ı kokmuş at eti yemekle aşağılamış, onu, Tuna üzerindeki köprüyü tutmağa gönderdikten sonra, köprüyü savunmak için birkaç kez istediği hâlde, Kırım Hânı’na top göndermemişti.514 Kırımlılar hafîf süvari idiler, karşıdan gelenler ağır donanımlı, zırhlı birliklerdi. Üstelik, akınlar yapıp çok ganimet almış olan Kırım atlıları, bir an önce geri dönmek istiyorlardı. Bu durumdaki askerin ne kadar istekle savaşacağı düşünülmemişti. “Murad Giray, maiyyetini Selim Giray gibi zapt ve rabttan âcizdi; kuvvetleri üzerinde otoritesi olmadığı görülüyordu.”515

5-Etrafa akınlar yapıldığı için pek çok ganîmet ele geçirilmişti, orduya katılmış olan esnaf, malları yükleyip gündüz yola çıkarak ordudan ayrılıp gidiyordu. Bu hareket de askerler üzerinde olumsuz etki yapmıştı.

6-Asıl önemlisi de, 1683 yılında, balık baştan kokmada hayli mesafe almıştı. Kara Mustafa Paşa’nın, İstanbul’da, saraydaki iki rakibi, bozgun haberini öğrenince, sevinçlerinden mendil çıkarıp oynamışlardı.

7- Yine, çürümüşlüğün çarpıcı tabloları vardı: Kuşatma sırasında Osmanlı askerleri, kutlu üç aylarda bile, İslâm’a uymayan davranışlarda bulunmuşlardı.516

Cihâd prensibi üzerine kurulmuş olan ordu, kuruluş temelini unutmuş, 14. yüzyıldaki Avrupa ordularının durumuna düşmüştü.
 
Üst