20.12.2019 Tarihte Bugün- 20 Aralık;

Emrah Burulday

Administrator
Yönetici
3 Ağu 2019
417
135
43
20.12.2019 Tarihte Bugün- 20 Aralık;

1522Rodos'un Fethi: Kanuni Sultan Süleyman, Rodos Şövalyeleri'nin teslimiyetini kabul etti ve adayı boşaltmalarına izin verdi. Şövalyeler daha sonra Malta'ya yerleşti.
1683II. Viyana Kuşatmasının başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, boğularak idam edildi.
1915Son Anzak ve İngiliz birlikleri de Çanakkale'yi terkediyor.
1915Arıburnu Zaferi kazanıldı.
1923Almanya'da tutuklu bulunan Nazi lideri Adolf Hitler şartlı olarak salıverildi.
1924Kırkkilisenin adı Kırklareli olarak değiştirildi.
1938İlk elektronik televizyon sisteminin patenti alındı.
1939Türkiye'nin Paris'teki Uluslararası Şarap Kurulu'na katılmasına ilişkin yasa çıktı.
1942Erbaa-Niksar'da 7.0 büyüklüğünde deprem.
1945İstanbul Basın Birliği başkanlığına Sedat Simavi getirildi.
1945Kürtaj yaptıkları iddiasıyla yargılanan bir ebe 6 yıl hapse mahkûm oldu.
1947Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün yatlarının ödeneği bütçeden çıkarıldı.
1951Arco'da (Idaho, ABD) EBR1 nükleer reaktörü ilk elektrik üretimini gerçekleştirdi.
19551954 seçimlerinden sonra DP'den ayrılan bazı milletvekilleri Hürriyet Partisini kurdu.
1963Berlin Duvarı ilk defa, batı Berlinlilere doğuda kalan akrabalarını bir günlüğüne ziyaret edebilmeleri için açıldı.
1964İstanbul Ali Sami Yen Stadı'nın açılışı, faciaya sahne oldu. Türkiye-Bulgaristan milli maçının başlamasından önce, izdiham sonucu, açık tribünlerden birinin demir parmaklıkları parçalandı: 83 kişi yaralandı.
1969Yıldız Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi kapatıldı. Öğrenci Battal Mehmetoğlu'nu öldürmekten sanık biri polis 7 kişi tutuklandı.
1970Kapıcılar Sosyal Sigorta kapsamına alınmak için yürüyüş yaptılar.
1970Polonya'da işçilerin üzerine ateş açıldı. İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı. Komünist Parti lideri Wladislaw Gomulka istifa etti, yerine Edward Gierek geçti.
1971Pakistan'da Yahya Han istifa etti, yerine Zülfikar Ali Butto devlet başkanı oldu.
1971Stanley Kubrick'in Otomatik Portakal filmi gösterime girdi.
1972Gazeteci Turhan Dilligil 21 ay 5 gün hapse mahkûm oldu.
1973İspanya Başbakanı Amiral Luis Carrero Blanco otomobilinde öldürüldü. Suikastı kısa adı ETA olan Bask Yurdu ve Özgürlüğü örgütü üstlendi.
1984Kuzey Kıbrıs'ta Polis Örgütü kuruldu.
1985Türkiye'de ilk kez bir kadın bir batında 8 çocuk doğurdu; 5'i erkek, 3'ü kız olan sekizlerden 7'si bir gün, 1'i dört gün yaşayabildi.
1987Dona Paz adlı Filipinli yolcu gemisi, Mindoro adası açıklarında Vector tankeri ile çarpıştı, iki patlama meydana geldi: 3 binden fazla kişi öldü.
1989Panama’nın askeri diktatörü Manuel Noriega Amerikan birliklerince iktidardan düşürüldü.
1995NATO kuvvetleri Bosna'da görev yapmaya başladı.
1995Bir Amerikan yolcu uçağı, Cali'nin (Kolombiya) 50 km kuzeyinde dağa çarptı: 160 kişi öldü.
1996NeXT, Apple Computer ile birleşti ve böylece Mac OS X in doğumuna giden yol açıldı.
1999NASA, güneşin enerji radyasyonunu araştırma amacıyla ACRIMSat uydusunu uzaya gönderdi.
2002ABD, Rusya, AB ve BM`den oluşan Ortadoğu Dörtler grubu, İsrail ve Filistin arasında acil ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu.

Bugün Doğanlar (20 Aralık);
1873Mehmet Âkif Ersoy, Şair, yazar ve düşünür
1915Aziz Nesin, Yazar ve şair
1917Cahit Külebi, Şair
1942Bob Hayes, ABD'li atlet
1955Binali Yıldırım, 58.59.60. Hükümet Ulaştırma Bakanı
1957Anna Vissi, Yunan şarkıcı
1972Anja Rückher, Alman atlet
1977Kerem Kabadayı, Mor ve Ötesi adlı Türk rock grubunun kurucu üyesi, yazar, baterist.
1978Geremi, Kamerunlu futbolcu
1980Martin Demichelis, Arjantinli futbolcu
1980Ashley Cole, İngiliz futbolcu.

Bugün Ölenler (20 Aralık);
1590Ambroise Paré, "Modern cerrahinin babası" olarak anılan Fransız hekim, (d. 1510)
1862Robert Knox, İskoç cerrah, anatomist ve zoolog (d. 1791)
1937Erich Ludendorff, Alman general (d. 1865)
1944Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı dönemindeki son Mısır valisi (d.14 Temmuz 1874)
1968John Steinbeck, ABD'li yazar (d. 1902)
1968Max Brod, Yahudi kökenli Alman yazar
1982Arthur Rubinstein, Polonya doğumlu, ABD'li piyano virtüözü (d. 1887)
1993Hulusi Kentmen, oyuncu (d. 1912)
1994Dean Rusk, ABD'li siyasetçi ve dışişleri eski bakanı (d. 1909).
1996Carl Sagan, ABD'li gökbilimci (d. 1934)
2007Savaş Dinçel, oyuncu (d. 1942)

Televizyonun icadı tek bir kişi tarafından gerçekleştirilmedi. Yıllar içerisinde birlikte ya da ayrı çalışmış birçok insanın çabaları televizyon teknolojisinin oluşumuna katkıda bulundu. Şimdi 20. yüzyılın en önemli icatlarından birinin arkasındaki ana isimlere ve kilometre taşlarına kısa bir bakış atalım.
Televizyonun icadı
Televizyon tarihinin erken döneminde birbirine rakip iki deneysel yaklaşım vardı ve bunlar teknolojinin ilerlemesinin sağladı: Paul Nipkow'un döner disklerine dayalı mekanik televizyonlar ile elektronik televizyonlardı. Katot ışını tüplü ilk elektronik TV, 1907'de İngiliz mucit A.A. Campbell-Swinton ve Rus bilim adamı Boris Rosing tarafından bağımsız şekilde geliştirildi.

Elektronik sistemler daha iyi çalıştıkları için sonunda mekanik sistemlerin yerini almıştır.
ilk-televizyon-1.jpg
1920'lerde kaydedilen ilk televizyon görüntüsü
Mekanik televizyon
Alman mucit Paul Gottlieb Nipkow 1884 yılında resimleri kablolar üzerinden iletmeye yarayan Nipkow diski ismindeki dönen disk teknolojisi geliştirdi. Nipkow'un buluşu televizyonun tarama teknolojisinde kullanıldı. Görüntüdeki ışık yoğunluğu ardışık olarak analiz edilir ve iletilir.

John Logie Baird 1920'lerde televizyona görüntü aktarmak için şeffaf çubuk dizilerini kullandı ve buluşunu patentledi. Baird'in 30 çizgili görüntüleri, televizyonlarda arka aydınlatmalı siluetlerin yerine yansıyan ışığın kullanıldığı ilk örnektir. Baird teknolojisini Nipkow'un tarama diski fikrine ve elektronik alandaki diğer gelişmelere dayandırdı.

John Logie Baird'in mekanik televizyonu (1926)
Cdünyanın-ilk-televizyonu-1.jpgharles Francis Jenkins daha sonra Radiovision adlı mekanik bir televizyon sistemini icat eder. 14 Haziran 1923'te ilk hareketli siluet görüntüleri yansıttığını açıklamıştır. Şirketi ayrıca ABD'de W3XK adlı
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
istasyonunu açtı.

Elektronik televizyon
Alman bilim adamı Karl Ferdinand Braun, 1897'de katod ışını tüpünü (CRT) icat ederek tarih kitaplarına girdi. Bu "resimli tüp" elektronik televizyonun ortaya çıkışının temelidir.

1927'de Amerikalı Philo Taylor Farnsworth, 60 yatay çizgiden oluşan bir görüntüyü (dolar işaretiydi) televizyona yansıtan ilk mucit oldu. Farnsworth, mevcut tüm elektronik televizyonların temeli olan disektör tüpünü de geliştirmiştir.

Rus mucit
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
1929'da katod ışın tüpünün geliştirilmiş versiyonu olan kinescope'u icat etti. Zworykin'in sistemi bir televizyon yapmak için gerekli tüm özelliklere sahipti.
download.jpg
TV'deki ek bileşenler
1947'de Louis W. Parker televizyonun sesini senkronize etmeye yarayan Intercarrier Sound System'ı geliştirdi. Buluşu bugün dünyadaki tüm televizyon alıcılarında kullanılıyor.

download.jpg



İlk uzaktan kumanda
Haziran 1956'da Amerikan evlerine girdi. "Lazy Bones" adı verilen dünyanın ilk TV kumandası, 1950'de Zenith Electronics Corp. tarafından geliştirilmiştir (sonra Zenith Radio Corp. oldu).





Marvin Middlemark 1953'te bir zamanlar her yerde gördüğümüz V şekilli TV antenini yapmıştır. Diğer icatları arasında suyla çalışan patates soyma makinesi ve otomatik tenis topu makinesi vardır.

Plazma TV ekran panelleri yüksek kalitede görüntü elde etmek için elektrik yüklü iyonize gazlar içeren küçük hücrelere sahiptir. İlk plazma ekran prototipi 1964 yılında Donald Bitzer, Gene Slottow ve Robert Willson tarafından icat edildi.
images.jpg
Televizyona dair diğer gelişmeler
1925'te Rus televizyon öncüsü Zworykin tamamen elektronik, renkli televizyon sistemi patenti almıştır. İlk renkli televizyon RCA tarafından icat edilen bir sisteme dayanıyordu ve FCC onayını aldıktan 17 Aralık 1953'te ticari satışına başlandı.

TV altyazıları televizyona video sinyaline gizlenir ve kod çözücü (dekoder) olmadan görüntülenmez. İlk kez 1972'de tanıtıldıktan sonra ertesi yıl Amerika'nın bağımsız TV kanalı PBS'de gösterilmeye başlandı.

366x218-mehmet-akif-ersoy-kimdir-1518003397891.jpgMehmet Akif Ersoy kimdir?
Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı'nın güftekarı, şair ve yazar.

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873'te İstanbul'da doğdu. Babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, Osmanlı Devleti'ne bağlı Arnavutluk'un İpek kazasına bağlı Şuşise Köyü'nden İstanbul'a gelmiş, annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi'nin kızı olarak Samsun'da doğmuştu. Mehmet Tahir Efendi, ona ebced hesabıyla doğduğu yıl olan 1290'a karşılık gelen Rağıf ismini vermişse de çevresi tarafından Akif olarak çağırıldı. Akif dışında bir de Nuriye adında bir kızları bulunuyordu.

Mehmet Akif, İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh Mahallesi'nde doğdu. Çocukluğu Osmanlı Devleti'nin "hasta adam" olarak nitelendirildiği döneme denk geldi. 1878 yılında, Akif 4 yaşındayken Fatih'de Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı.

Babasının yazın Emin Paşa'nın çocuklarına ders vermesi sebebiyle Emin Paşa'nın çocukları ile arkadaşlık kurdu. Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini tamamlayarak Fatih Merkez Rüştiyesi'ne başladı. Ayrıca Fatih Camii'nde Esad Dede'nin İran Edebiyatı derslerine katılıyordu. Lise eğitiminde Mülkiye'nin İdadi bölümünde başladıktan sonra yüksek kısmına geçti. Kısa bir süre sonra evlerinin yanması ve babasının vefatı sebebiyle okula devam edemeyip sivil veterinerlik okulu olan Baytar Mektebi'ne geçti. Şiirle ilgisi bu dönemde başlayan Mehmet Akif, ilk şiirlerini bu dönemde yazmaya başladı.

22 Aralık 1893 tarihinde birincilik ile mezun olmasından sonra Orman ve Ma'adin ve Ziraat Nezare'Baytar Müfettiş Muavini olarak tayin edildi. 1895 yılında ilk eseri olan 7 beyitlik gazeli "Kur'an'a Hitab", Servet-i Fünun Gazetesi'nde yayınlandı. 4 yıl boyunca Rumeli, Anadolu ve Arabistan'da görev yaptı. Bu seyahatler Mehmet Akif'in düşünce ve yazın hayatını çok etkildi.

1 Eylül 1898'de 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey'in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Aynı yıllarda Maarif Dergisi'nde ve Resimli Gazete'de şiir yazıları ve Arapça, Farsça ve Fransızca'dan yaptığı çevirilen yayınlandı. 1906 yılında Halkalı Ziraat Mektebi'ne Kitabet-i Resmiye Muallimi ve 1907'de Çiftlik Makinist Okulu'na Türkçe öğretmeni olarak atandı. Ardından bir yıl sonra II. Meşrutiyet'in ilan edildiği dönem İstanbul'da Umur-i Baytariye Dairesi Müdür Muavinliği'ne getirildi. 1908-1910 yılları arasında "Sırat'ı Müstakim" dergisinde yazdığı dönem en ünlü şiirleri "Küfe" ve "Seyfi Baba" yayınlandı.

Kısa bir süre sonra Darülfünun Edebiyat-ı Umumiye müderrisliğine tayin edilen Mehmet Akif, uzun süre bu kadroda kaldı. 1913'te İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. I. Dünya Savaşı sırasında bu cemiyete bağlı bir örgüt olan Teşkilat-ı Mahsusa aracılığıyla Almanya'daki Müslüman tutsakların durumunu incelemek üzere Berlin'e gönderildi. Ardından Arabistan ve Lübnan'a gitmiş ve burada batı-doğu ayrımına şahit oldu. İstanbul'a döndükten sonra Darül-Hikmet-i İslamiye'nin başkatipliğine atandı. Miili Mütareke döneminde kurtuluş hareketine destek verdi. Balıkesir'de yaptığı konuşmadan dolayı İstanbul'daki görevinden alındı. Ankara Hükümeti'nin kurulmasından sonra Burdur Milletvekili olarak meclise girdi.

O sırada Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin desteği ile İstiklal Marşı için açılan yarışmaya giren Mehmet Akif Ersoy, 724 şiir arasından yarışmayı kazandı. 18 Mart 1921'de kabul edilen şiir, 1924 yılında Osman Zeki Üngör tarafından bestelenerek "Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Marşı" olarak ilan edildi. Mehmet Akif Ersoy yarışmadan kazandığı 500 lirayı kabul etmeyerek Türk Ordusu'na armağan etti.

Sakarya Zaferi'nden sonra İstanbul'a geldi ancak İslami uyanışçı düşünürlerden olan Mehmet Akif Ersoy, Cumhuriyet'in laik düzeninin oturması sebebiyle Mısır'a gitti. 1936 yılına kadar Mısır'da Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Siroz'a yakalanması üzerine 1935'te Lübnan'a, 1936'da Antakya'ya gitti. Hastalığının ilerlemesi üzerine ülkesine döndü ve 27 Aralık 1936'da İstanbul'da vefat etti. Mezarı Edirnekapı Şehitliği'nde bulunmaktadır.

Mehmet Akif Ersoy'un en önemli eseri olan "Safahat", 7 kitabtan oluşmaktadır. 1911 yılında yazdığı birinci bölümde osmanlı toplumunun meşrutiyet dönemini; 1912 yılında yazdığı "Süleymaniye Kürsüsünde" adlı ikinci kitapta, Osmanlı aydınlarını işlemiştir. 1913'de Safahat'ın üçüncü bölümü olan "Halkın Sesleri"ni ve 1914 yılında dördüncü bölüm "Fatih Kürsüsünde"yi yazdı. Ardından 1917 tarihli "Hatıralar" ve I. Dünya Savaşı hakkında görüşlerinin yer aldığı 1924 tarihli "Asım"ı yazdı. Son ve 7. bölüm olan "Gölgeler"i 1933 yılında yazdı. Şiirlerinin toplu olarak yer aldığı 7 kitaplık eserine "İstiklal Marşı"nı koymayarak bu eserini Türk Milleti'ne armağan etmişti.

Başlangıcı 1911 olan "Safahat", 1933 yılında tamamlandı. Özmer Ziya Doğrul, Mehmet Akif Ersoy'un kitaplarına almadığı şiirlerini de ekleyerek eseri, 1943 yılında tekrar yayımladı. Ardından 1987 yılında M. Ertuğrul Düzdağ, eseri önceki baskıları arasındaki farkı gösteren yeni bir basımını yaptı. "Kur'an'dan Ayet ve Hadisler" ve "Mehmet Akif Ersoy'un Makaleleri" adlı çalışmaları da ölümünden sonra yayımlanmıştır.

Mesnevi, Hafız Divanı, Güllistan, Fuzuli'nin Leyla ve Mecnu'nu, Victor Hugo, Lamartine ve Emile Zola gibi eserleri okumuş olan Mehmet Akif Ersoy'un eserleri anlatıya ve övgüye dayalıdır. "Sanat sanat içindir" görüşüne karşı çıkmış dini yönü ağırlıkta bir edebiyat tarzı benimsemiştir. Edebiyat dili olarak Milli Edebiyat akımına karşı çıkmış, aruz kullanmıştır. Hatta edebiyatta batılılaşma konusunda Tevfik Fikret ile çatışmıştır.
 
Üst