22.03.2020 Tarihte Bugün- 22 Mart;

Emrah Burulday

Administrator
Yönetici
3 Ağu 2019
417
136
43
22.03.2020 Tarihte Bugün- 22 Mart;
1737Osmanlı Devleti'nde Sadrazamlığa Yeğen Mehmed Paşa'nın yerine Hacı İvazzade Mehmed Paşa getirildi.
1829Yunanistan'ın kuruluşuna ilişkin protokol, Londra'da düzenlenen konferansta Avrupa devletleri elçilerince imzalandı.
1888İngiltere'de The Football League kuruldu.
1921Kurtuluş Savaşı (Türkiye): Kuva-yi Milliye güçleri Fransız ordusu birliklerini Feke'yi terketmek zorunda bıraktı.
1933Dachau Toplama Kampı kuruldu.
1939Memelland (günümüz Klaipėda ve civarı) Almanya'ya katıldı.
1941Refah şilebi bir denizaltı tarafından batırıldı, 168 kişi öldü. Bu saldırıyı hiçbir ülke üstlenmedi, gemiyi kimin batırdığı açıklığa kavuşamadı.
1942II. Dünya Savaşı: İkinci Sirte Muharebesi (Kraliyet Donanması ile Regia Marina arasında meydana gelen deniz muharebesi)
19426 ve daha fazla çocuğu olan ailelere ikramiye verilmesi kararlaştırıldı.
1943Türkiye ile ABD arasında karşılıklı radyo yayın servisi açıldı.
1944II. Dünya Savaşı: Monte Cassino’daki Alman direnişi kırıldı.
1945Mısır, Suriye, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak ve Yemen, Kahire'de Arap Birliği'ni kurdular.
1963The Beatles'ın ilk albümü Please Please Me çıktı.
1963Yassıada duruşmalarında idama mahkûm edilen, ancak müebbete çevrilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın, tahliye kararı çıktı.
1967Güney Kore'de Daewoo şirketi kuruldu.
1968Paris'te, Nanterre Üniversitesi'nde, ABD'nin Vietnam'da yürüttüğü savaşa karşı çıkan ve eğitimde reform yapılmasını isteyen öğrenciler, Daniel Cohn-Bendit'in liderliğinde üniversitenin birinci amfisini işgal ederek, 68 olaylarını başlattı.
1969Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı İstanbul'da toplandı. Kısa adı FKF olan Fikir Kulüpleri Federasyonu lideri Yusuf Küpeli ile Deniz Gezmiş bir manifesto yayımladılar. "Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye" hedefi için mücadele programını açıkladılar.
1982Yurtdışına kaçan Banker Kastelli'nin kasasına el konuldu; 70 banker ve banka yöneticisinin yurtdışına çıkışı yasaklandı.
1986Mehmet Ali Ağca İtalya'da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
1988Türkiye İmar Bankası T.A.Ş kuruldu.
1993Intel Pentium satışa sunuldu.
1995Irak'ın kuzeyindeki harekatta 3 bin PKK mensubu çembere alındı, 200'ü öldürüldü, sekiz asker öldü, 11 er yaralandı.
2001Diyarbakır DGM'de 5 yıl süren Yüksekova Çetesi davasında 15 sanığa 3 ile 30 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
2003Hakkında üç ayrı gıyabi tutuklama kararı bulunan işadamı Halil Bezmen cezaevine konuldu.
2006Zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilen kaplumbağa Adwaitya öldü.

Tarihte Bugün Doğanlar (22 Mart);
1459I. Maximilian, Kutsal Roma imparatoru (ö. 1519)
1599Anthony van Dyck, Flaman ressam (ö. 1641)
1799I. Wilhelm, Prusya kralı ve Alman İmparatorluğu imparatoru (ö. 1888)
1868Robert A. Millikan, Nobel Ödülü sahibi ABD'li fizikçi (ö. 1953)
1869Emilio Aguinaldo, Filipinler bağımsızlık mücadelesi önderi.
1888Kuniaki Koiso, Japon asker ve siyasetçi (ö. 1950)
1905Grigori Kozintsev, Sovyet sinema yönetmeni (ö. 1973)
1907James Maurice Gavin, ABD'li asker (ö. 1990)
1909Nathan Rosen, İsrailli fizikçi (ö. 1995)
1913Vartan İhmalyan, Ermeni yazar (ö. 1987)
1913Sabiha Gökçen, Türk pilot (ö. 2001)
1924Osman Fahir Seden, Türk yönetmen (ö. 1998)
1931Burton Richter, Amerikalı fizikçidir
1947Érik Orsenna, Fransız politikacı ve roman yazarı
1948Andrew Lloyd Webber, İngiliz müzisyen
1949John Benjamin Toshack, Galli futbol adamı
1959Carlton Cuse, Meksikalı yapımcı, senarist
1966António Pinto, Portekizli sporcu
1972Elvis Stojko, Kanadalı buz patenci
1976Reese Witherspoon, ABD'li aktris
1977John Otto, ABD'li müzisyen

Tarihte Bugün Ölenler (22 Mart);
1832Johann Wolfgang von Goethe, Alman şair ve yazar (d. 1749)
1945Halit Ziya Uşaklıgil, Türk yazar (d. 1866)
1958Mike Todd, Amerikalı film ve tiyatro yapımcısı (d. 1907)
1959Fehmi Tokay, Türk besteci
1993Samiha Ayverdi, Türk yazar (d. 1905)
1996Andreas Papandreau, Yunan politikacı
2001Sabiha Gökçen, Türk pilot (d. 1913)
2001William Hanna, ABD'li prodüktör (d. 1910)
2003Suna Korad, Türk opera sanatçısı (d. 1935)
2004Ahmed Yasin, Hamas'ın kurucusu (d. 1938)
2004Janet Akyüz Mattei, ABD'li astronom (d. 1943)
2005Kenzō Tange, Japon mimar (d. 1913)
2007Kadir Has, Türk işadamı (d. 1921)
2010Özhan Canaydın , Galatasaray Spor Kulübü eski başkanı, iş adamı ( d. 1943 )
2011Hamza Yanılmaz , Elazığ 23.Dönem milletvekili ,Elazığ eski belediye başkanı ( d. 1963 )

Hacı İvazzade Mehmed Paşa; 1137 (1724-25) yılında İstanbul’da doğdu. Belgrad’ı 1739’da Avusturyalılar’dan geri alması dolayısıyla “Belgrad fâtihi” diye ün yapan Sadrazam İvaz Mehmed Paşa’nın oğludur. Bu seferde babasıyla birlikte bulundu ve onun sadrazamlığı döneminde dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığına getirilerek memuriyet hayatına başladı (16 Cemâziyelevvel 1152 / 21 Ağustos 1739). Bu görevle ve silâhşor unvanıyla mübâşir olarak bazı muhallefât tesbitlerine gönderildi. Bu amaçla gittiği Mısır’dan sonra Hicaz’a da uğrayarak hac farîzasını eda etti. Oradan döndükten sonra 15 Rebîülâhir 1169’da (18 Ocak 1756) mîrâhûr-ı sânîliğe, aynı yılın 30 Eylülünde mîrâhûr-ı evvelliğe getirildi. 27 Safer 1171’de (10 Kasım 1757) bu görevden azledildikten sonra değişik görevlerle Bağdat ve Şam’a gönderildi. Ağustos 1760’ta çavuşbaşı olan Halil Beyefendi 29 Nisan 1762’de bu görevinden de alındı ve Aralık 1762’de geçimini sağlamak için İstanbul Duhan Gümrüğü eminliğine, 20 Ramazan 1177’de ise (23 Mart 1764) ikinci defa mîrâhûr-ı evvelliğe tayin edildi.

1768 yılında Rusya’ya karşı düzenlenen sefere çıkılırken sadâret kethüdâsına vekâleten İstanbul’da kalan İvazzâde Halil Beyefendi, 15 Rebîülevvel 1183’te (19 Temmuz 1769) üçüncü defa birinci mîrâhur oldu ve ardından orduda “nâmdar vezirler”in bulunmadığı gerekçesiyle 4 Cemâziyelâhir 1183’te (5 Ekim 1769) vezâret verilerek Rumeli beylerbeyiliği pâyesiyle Silistre’ye yardıma gönderildi (TSMA, nr. H. 1648, vr. 3b; BA, MD, nr. 168, s. 80: Topkapı Sarayı Müzesi Osmanlı Saray Arşivi Kataloğu: Fermanlar adıyla ilk cildi yayımlanmış olan TSMA belgeleri katalogundaki [nr. E 7913] belge özetinde, İvazzâde Halil Paşa’ya 26 Şâban 1182 / 5 Ocak 1769’da vezâretle Hotin sancak beyliği verildiği belirtilmişse de, bu zatın bir başka İvazzâde olduğu tesbit edilmiştir). Sadrazam Moldovanî Ali Paşa’nın Hotin önlerinden çekilmesi ve bu kalenin elden çıkması üzerine de kendisine sadrazamlık yolu açıldı. III. Mustafa, babası Hacı İvaz Paşa’dan gelen şöhretinden de yararlanmayı düşünüyordu. İstanbul’da 13 Şâban 1183’te (12 Aralık 1769) verilen tayin kararı üç gün sonra mührün teslimiyle fiilen gerçekleşmiş oldu. Halil Paşa o sırada Hacıoğlupazarcığı’nda bulunuyordu. 17 Aralık’ta Babadağı’ndaki ordugâha ulaşan yeni sadrazamdan, burada okunan hatt-ı hümâyunda kendisinin “istiklâl-i tâm üzere vekîl-i mutlak” olduğu vurgulanarak fetihler için gayret göstermesi isteniyordu (BA, MD, nr. 167, s. 3).

İvazzâde Halil Paşa’nın sadâreti zamanı, 1768’de başlayan Osmanlı-Rus savaşındaki iki büyük başarısızlığın gerçekleştiği dönem olmuştur. Bunlardan ilki 6-7 Temmuz 1770 gecesinde vuku bulmuş ve Çeşme Limanı’ndaki Osmanlı donanması Ruslar tarafından yakılmıştır (DİA, VIII, 288-289). Denizlerdeki çarpışmalar için müdahalesi söz konusu olmayan sadrazamın dönemindeki ikinci olumsuz gelişme serdâr-ı ekrem olarak idare ettiği, ancak Rus kuvvetleri karşısında yenilgiye uğrayarak ordugâhı terketmek zorunda kaldığı Kartal (Larga) Muharebesi’dir (2 Ağustos 1770). Osmanlı ordusunun verdiği zayiat kadar geri dönüş sırasında yaşanılan tehlikeli vaziyet üzerinde duran tarihçilerin belirttikleri taktik hatası, taşkın suları sebebiyle köprü kurulamadığı halde Tuna’dan karşıya geçilmesidir. Sadrazamın buradaki birtakım kusurlarını sıralayan çağdaşı bazı tarihçiler ise bu çarpışmayı “Halil Paşa inhizamı” adıyla anmışlardır. Kartal hezimeti, İstanbul’a ordugâhtan yazılan 20 Rebîülâhir 1184 (13 Ağustos 1770) tarihli ayrıntılı bir mahzarla duyuruldu (Sadullah Enverî, I, 118a-121b). Ayrıca Halil Paşa doğrudan padişaha yazdığı arîzada açık bir şekilde, “Bu askerle iş görülmez” diyerek barış görüşmelerine başlanması isteğinde bulunmuştur (TSMA, nr. E. 1850/6). Nitekim daha sadâretinin ilk gününde Ahmed Resmî’nin kendisine sunduğu Lâyiha’da (İÜ Ktp., TY, nr. mükerrer 419/1, vr. 1b-11a) belli başlı aksaklıklar sıralanmış ve askerin içinde bulunduğu durum, “Orduda âvâre gezenler hâlidir” başlığıyla verilmişti.

III. Mustafa, İvazzâde Halil Paşa’yı hemen görevden almadı ve gelişmeleri kader olarak kabullendi. Daha sonra sadrazam diğer kalelerin savunmasına yönelik tedbirler almaya çalıştıysa da İsmâil ve Bender gibi bazı kaleler fazla karşı koyamadan Ruslar’ın eline geçti. İbrâil Kalesi ciddi bir savunma ile bir süre daha işgalden kurtuldu. Rus orduları kumandanından gelen barış teklifi İstanbul’dan karşılık alamadı. Sefer mevsiminin sona ermesi ve ordunun kışlamak için Babadağı’na yönelmesinden hemen sonra Sadrazam Halil Paşa görevinden alındı. 2 Ramazan 1184 (20 Aralık 1770) tarihinde gelen hatt-ı hümâyunla kendisinden mühür alınan Halil Paşa’nın göreve geldiği günden beri bir işte muvaffak olamadığı belirtilmekte, yeni sadrazam Silâhdar Mehmed Paşa’nın tayin fermanında ise selefi pek çok kusur ve kabahatle, bu arada vaktini “müteallikat ve hevâsına sarfetmek”le suçlanmaktaydı (BA, MD, nr. 168, s. 1). İvazzâde Halil Paşa, hazineye olan epeyce yüklü borcuna rağmen müsâdereye uğramadan fakat vezirliği kaldırılarak mecburi ikametle Filibe’ye gönderildi (BA, MD, nr. 169, s. 2). Bu müsamahalı davranışlarda, onun dairesinde yetişerek Enderun’a alınan ve Dârüssaâde ağalığına kadar yükselen Bilâl Ağa’nın etkisinin bulunduğu düşünülebilir.

Halil Paşa’nın tekrar vezir yapılarak Eğriboz sancağına tayin edilmesi, Sadrazam Muhsinzâde Mehmed Paşa’nın aracılığıyla 5 Şevval 1187’de (20 Aralık 1773) gerçekleşti. 8 Receb 1188’de (14 Eylül 1774) buna Karlı-ili sancağı arpalık olarak ilâve edilerek yerinde bırakıldı. Halil Paşa daha sonra değişik yerlerde görev yaptı; kardeşi İbrâhim Beyefendi’nin şeyhülislâm olmasından sonra 23 Zilhicce 1188’de (24 Şubat 1775) Hersek sancağıyla birlikte Bosna beylerbeyiliğine, onun azlinin ardından 28 Cemâziyelâhir 1189’da (26 Ağustos 1775) Kavala ilâvesiyle Selânik sancak beyliğine, 14 Şâban 1190’da (28 Eylül 1776) Sivas beylerbeyiliğine tayin edildi. Buraya gitmek üzere hasta bir halde yola çıktıysa da Korupazarı kazasına vardığında 9 Zilkade 1190 (20 Aralık 1776) günü vefat etti (BA, D.BŞM, Muhallefât Halîfesi, dosya nr. 59/68). Halil Paşa’nın mezarının Nallıhan yakınlarında bulunması kuvvetle muhtemeldir.

İvazzâde Halil Paşa’nın şahsiyeti hakkında belirtilen görüşlerin ortak noktası, onun keyfine düşkün biri olduğu ve israfa varan cömertliğidir. Şem‘dânîzâde biraz ağır ifadeler kullanırken (Müri’t-tevârîh, II/B, s. 58), Vâsıf hem bu tür bilgilere yer vermekte (Târih, II, 133), hem çelebiliğini hem de nazik mizaçlı olduğunu belirtmektedir (a.e., vr. 49a). Sadrazam olduktan kısa süre sonra kethüdâlığından azlettiği, fakat sadâretinin son aylarında yine kethüdâsı olan Ahmed Resmî Efendi, daha ılımlı olarak Halil Paşa’yı “avucu delik” ifadesiyle niteleyerek onun aslında kötü biri olmadığından söz eder (Hulâsatü’l-i‘tibâr, s. 47). Vefat ettiğinde borçları terekesinden fazla çıkmıştı. Son tayin yeri olan Sivas’a giderken yanında yaklaşık seksen cilt kitabı bulunmaktaydı (BA, D.BŞM, Muhallefât Halîfesi, dosya nr. 59/68).
 
Üst